Peter Parker için en zor mücadele, bazen düşmanları değil, kalbidir. Gwen’i tehlikelerden uzak tutmaya söz verse de, hem aşkı hem de kahraman kimliği arasında sıkışıp kalır.
Bu sırada karşısına iki büyük tehdit çıkar: Yıkıcı gücüyle ortalığı kasıp kavuran Electro ve acımasız Rhino. Şehir yeni bir kaosun eşiğindeyken Peter, hem sevdiklerini korumaya hem de ağır bedeller ödemeye hazır olup olmadığını sorgulamak zorunda kalır.
Bu yeniden uyarlamada Peter Parker’ı daha genç ve daha arayış içinde bir halde görürüz. Lise yıllarında hem ailesinin geçmişine dair sorularla boğuşur hem de yeni kazandığı güçleri anlamaya çalışır.
Karşısına çıkan tehlikeli düşman Kertenkele ise onu ilk gerçek sınavıyla yüzleştirir. Peter, sadece yeteneklerini kullanmayı değil, bu güçlerin sorumluluğunu taşımayı da öğrenmek zorunda kalır.
Peter Parker sonunda özel hayatıyla kahramanlık sorumlulukları arasında bir denge kurduğunu düşünür. Mary Jane’e olan sevgisi ve Örümcek Adam kimliği ilk kez aynı çizgide ilerliyor gibidir. Ancak beklenmedik bir değişim her şeyi altüst eder.
Kostümü gizemli bir şekilde siyaha dönüşür ve ona daha büyük güçler kazandırır. Fakat bu güç, Peter’ın karakterini de yavaş yavaş karartır. Daha öfkeli, daha kibirli ve bencil birine dönüşmeye başlar; en çok değer verdiği insanları farkında olmadan incitir.
Tam bu sırada Kumadam ve Venom gibi güçlü düşmanlar ortaya çıkar. İntikam hırsıyla hareket eden bu iki tehdit karşısında Peter’ın asıl mücadelesi yalnızca onlarla değil, kendi içindeki karanlıkla olur. Gerçek kahramanlığın güçten değil, merhamet ve sorumluluktan geldiğini yeniden hatırlaması gerekecektir.
Peter Parker için hayat artık süper kahraman kostümünün çok ötesinde ağırlaşmıştır. Mary Jane’e gerçeği söyleyip söylememek arasında sıkışıp kalır; onu korumak isterken ondan uzaklaşmak zorunda kalır. Mary Jane’in başka biriyle, John’la yakınlaşması ise içindeki karmaşayı daha da büyütür.
Üstüne bir de halasının maddi sorunları ve en yakın arkadaşı Harry’nin, babasının ölümünden onu sorumlu tutarak aralarına mesafe koyması eklenince Peter kendini tükenmiş hisseder. Tam her şey zaten yeterince zor derken, güçlü ve tehlikeli Doktor Ahtapot’un ortaya çıkışı, Peter’ı hem kahramanlığı hem de kendi hayatı arasında daha da zorlu bir seçime sürükler.
Peter Parker, içine kapanık ve sıradan bir lise öğrencisiyken bir gün okul gezisinde beklenmedik bir olay yaşar. Laboratuvarda genetik olarak değiştirilmiş bir örümcek tarafından ısırılır ve hayatı bir anda bambaşka bir yöne savrulur. Başta ne olduğunu anlamasa da, kısa sürede bedeninde tuhaf değişimler fark eder. Artık eskisi gibi değildir; hem güçleri hem de sorumlulukları artmıştır. Peter, sahip olduğu bu yeni yeteneklerle kim olduğunu ve ne için savaşacağını keşfetmek zorunda kalır.
John Wick'in geçmişteki düşmanlarıyla yüzleşmek zorunda kaldığı ve uluslararası bir suikastçı ağına karşı verdiği mücadeleyi konu alır. Bu kez, John Wick, özgürlüğü için savaşırken, eski dostlarının ihanetleriyle de karşılaşır. Wick, çeşitli yerlerde geçen çatışmalarda ustaca dövüş yeteneklerini sergilerken, her sahne heyecan verici bir şekilde kurgulanmıştır. "John Wick: Bölüm 4", hem dövüş sanatları tutkunları hem de aksiyon severler için unutulmaz bir deneyim sunmayı hedefliyor.
14 milyon dolarlık bir kontrat yüzünden herkes John Wick’in peşine takılmıştır. Her türlü hizmeti alması yasaklanır, diğer bütün üyelerle iletişimi kesilir. Continental Hotel’in yöneticisi Winston Scott O’na kaçıp kaybolması için bir saat zaman verir. John, New York’tan çıkmak ve hayatta kalmak için hizmet sektörünü kullanacak, bunları yaparken de dövüşerek ve öldürerek kendini aklama yoluna devam edecektir.
Emekliye ayrılmış olan John Wick can yoldaşı köpeğiyle sakin bir hayat sürmektedir. Ancak başına gelen kimi olaylar onu bir kez daha suç dünyasına iter. Bu kez bu uğurda Roma sokaklarını arşınlaması gerekecektir...
John Wick, emekliye ayrılmış bir tetikçidir. Emekliliğinin tadını çıkarırken karısının yakalandığı amansız hastalıkla hayatı altüst olur. Karısından kendisine kalan en değerli varlığı ve can yoldaşı köpeği Daisy’dir. Ancak evine dalan üç gangster onu da öldürür. Gansterlerden biri, mafya babası Viggo Tarasov'un oğlu Yosef Tarasov'dur ve John'un daha önce birlikte çalıştığı bir adamdır. Artık kaybedecek hiçbir şeyi de kalmayan John Wick'in tek istediği intikamdır ve New York sokaklarında düşmanlarıyla nefes kesen bir kovalamacanın içine girer.