Peaky Blinders, I. Dünya Savaşı sonrası İngiltere’sinde geçen bir dönem suç dramasıdır. Hikâye, Birmingham merkezli suç örgütü Peaky Blinders çetesini ve liderleri Tommy Shelby’yi odağına alır. Çete; yasa dışı bahis, at yarışı manipülasyonu, kaçakçılık ve organize suç faaliyetleriyle yükselir. Yerel polisle kurdukları çıkar ilişkileri sayesinde uzun süre dokunulmazlık elde ederler. Ancak yanlışlıkla devlet için kritik öneme sahip bir silah sevkiyatını ele geçirmeleri, dengeleri değiştirir. Bunun üzerine kararlı ve disiplinli bir müfettiş olan Chester Campbell Birmingham’a gönderilir. Amaç nettir: Çeteyi dağıtmak ve devlet otoritesini yeniden tesis etmek. Dizi; savaş sonrası travma, sınıf mücadelesi, politik radikalleşme ve güç hırsı temalarını işler. Atmosferik anlatımı, dönem estetiği ve karakter odaklı dramatik yapısıyla suç türünde öne çıkan yapımlardan biridir.
Peaky Blinders: Ölümsüz Adam, sevilen hikâyeyi daha büyük bir tehdit ve daha kişisel bir mücadeleyle devam ettiren bir yapım gibi duruyor.
Hikâye, uzun süredir ortalarda olmayan Tommy Shelby’nin, Nazilerle bağlantılı tehlikeli bir komplonun içine çekilen oğlunu kurtarmak için geri dönmesiyle başlıyor. Kendi isteğiyle sürgüne giden Tommy, bu kez sadece ailesi için değil, çok daha büyük bir tehdit karşısında mücadele etmek zorunda kalıyor.
Yeniden Birmingham’a dönen Tommy, eski düşmanlar, yeni ittifaklar ve siyasi oyunların ortasında hem ailesini korumaya hem de yaklaşan felaketi durdurmaya çalışıyor.
Bu hikâye, klasik Peaky Blinders havasını korurken; güç, aile ve savaş temalarını daha geniş bir ölçekte ele alan, daha karanlık ve epik bir devam niteliği taşıyor.