Underworld: Awakening, seriyi daha karanlık ve umutsuz bir noktaya taşır. Selene ile Michael’ın Marcus’u yok etmesinin üzerinden yıllar geçmiştir; ancak bu kez düşman gizli değildir. İnsanlık, vampirler ve Lycan’ların varlığını öğrenmiş ve iki türü de tamamen silmek için harekete geçmiştir.
Bu av sırasında yakalanan Selene, uzun bir uykunun ardından kendini Antigen adlı güçlü bir biyoteknoloji şirketinin laboratuvarında uyanmış halde bulur. Resmiyette amaçları virüse çare bulmaktır; gerçekte ise çok daha karanlık planlar dönmektedir. Michael’ın öldüğünü öğrenmek Selene’i yıksa da, ondan bir kızı olduğunu keşfetmesi her şeyi değiştirir. Eve, iki türün özelliklerini taşıyan özel bir çocuktur ve bu da onu hedef haline getirir.
Artık Selene’in mücadelesi sadece hayatta kalmak değildir. Hem kızını korumak hem de neredeyse tükenmiş olan kendi türü için savaşmak zorundadır. Yeraltına çekilmiş birkaç vampirle birlikte, insanlığın başlattığı bu acımasız temizliğe karşı koymaya çalışır. Bu bölüm, annelik içgüdüsüyle beslenen daha kişisel ve sert bir direniş hikâyesi sunar.