Bir krallık kurmak zor olabilir; asıl mesele onu koruyabilmektir. Westeros’ta güç, asla kalıcı değildir ve en küçük hata bile ölümle sonuçlanabilir. Affetmenin zayıflık sayıldığı bu dünyada herkes, Demir Taht’a bir adım daha yaklaşmanın hesabını yapar. Soylu hanedanlar arasında kurulan ittifaklar bir gecede bozulur, kapalı kapılar ardında planlar yapılır, kardeşler bile birbirine rakip olur. İhanet, sadakat kadar güçlü bir silahtır. Kimi zaman bir evlilik, kimi zaman bir fısıltı, savaş meydanındaki kılıç kadar belirleyici olur. Bu hikâyede mesele yalnızca kimin haklı olduğu değil; kimin hayatta kalabildiğidir. Çünkü taht için verilen mücadelede merhamete yer yoktur.
The Last Thing He Told Me, gizemli şekilde ortadan kaybolan eşinin ardında bıraktığı sırları çözmeye çalışan bir kadının hikâyesini konu alır. Hannah, kaybolmadan önce kocasının bıraktığı esrarengiz mesajın izini sürerken, onun ergen yaştaki üvey kızı Bailey ile zorlu bir ilişki kurmak zorunda kalır. İkili, hem birbirlerine güvenmeyi öğrenmeye hem de adamın geçmişine dair karanlık gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışır. Dizi; aile bağları, güven, kimlik ve sırlar etrafında şekillenen psikolojik gerilim tonuna sahiptir.