Suicide Squad, devlet destekli bir “kara operasyon” konsepti üzerinden anti-kahraman anlatısını merkeze alır.
Gizli devlet yetkilisi Amanda Waller (Viola Davis), yüksek riskli tehditlere karşı kullanılmak üzere hapisteki meta-insan ve süper suçlulardan oluşan bir ekip kurar. Operasyonel komuta, Rick Flag’e (Joel Kinnaman) verilir.
Takımın çekirdek üyeleri arasında Deadshot (Will Smith), Harley Quinn (Margot Robbie), Captain Boomerang (Jai Courtney) ve El Diablo (Jay Hernandez) yer alır. Boyunlarına yerleştirilen patlayıcı implantlar, itaati zorunlu kılan bir kontrol mekanizmasıdır.
Görevleri, doğaüstü bir tehdidi bertaraf etmektir; ancak ekip kısa sürede “harcanabilir varlıklar” olarak konumlandırıldıklarını fark eder. Film, ahlaki gri alanlarda ilerleyerek şu soruyu gündeme getirir: Suçlular, zorunlu iş birliği içinde gerçek bir ekip kimliği geliştirebilir mi, yoksa sistem tarafından araçsallaştırılmış bireyler olarak mı kalırlar?
Anlatı, kaotik enerji, pop kültür estetiği ve karakter merkezli performanslarla şekillenir; özellikle Harley Quinn figürü kültürel etki bakımından öne çıkar.