Will Smith İle Kutuplar Arasında, keşif ve belgesel formatını kişisel bir yolculuk anlatısıyla birleştiren bir yapımdır. Will Smith, hayatında derin iz bırakan merhum akıl hocasından aldığı ilhamla, bilim insanları, kaşifler ve alan uzmanlarıyla birlikte kutuptan kutba uzanan 100 günlük zorlu bir ekspedisyona çıkar. Yolculuk; Arktik buzullarından tropikal ekosistemlere, yüksek irtifa bölgelerinden okyanus geçişlerine kadar ekstrem coğrafyalarda gerçekleşir. Program yalnızca fiziksel dayanıklılığı değil; iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve insanın doğayla ilişkisi gibi küresel meseleleri de mercek altına alır. Smith’in kişisel refleksiyonları, bilimsel gözlemlerle iç içe ilerlerken, seri hem macera hem de farkındalık temelli bir anlatı sunar.
Suicide Squad, devlet destekli bir “kara operasyon” konsepti üzerinden anti-kahraman anlatısını merkeze alır.
Gizli devlet yetkilisi Amanda Waller (Viola Davis), yüksek riskli tehditlere karşı kullanılmak üzere hapisteki meta-insan ve süper suçlulardan oluşan bir ekip kurar. Operasyonel komuta, Rick Flag’e (Joel Kinnaman) verilir.
Takımın çekirdek üyeleri arasında Deadshot (Will Smith), Harley Quinn (Margot Robbie), Captain Boomerang (Jai Courtney) ve El Diablo (Jay Hernandez) yer alır. Boyunlarına yerleştirilen patlayıcı implantlar, itaati zorunlu kılan bir kontrol mekanizmasıdır.
Görevleri, doğaüstü bir tehdidi bertaraf etmektir; ancak ekip kısa sürede “harcanabilir varlıklar” olarak konumlandırıldıklarını fark eder. Film, ahlaki gri alanlarda ilerleyerek şu soruyu gündeme getirir: Suçlular, zorunlu iş birliği içinde gerçek bir ekip kimliği geliştirebilir mi, yoksa sistem tarafından araçsallaştırılmış bireyler olarak mı kalırlar?
Anlatı, kaotik enerji, pop kültür estetiği ve karakter merkezli performanslarla şekillenir; özellikle Harley Quinn figürü kültürel etki bakımından öne çıkar.