Stay, gerçeklik algısını sorgulatan psikolojik bir gerilimdir.
Psikolog Sam Foster (Ewan McGregor), intihar eğilimli üniversite öğrencisi Henry Lethem’in (Ryan Gosling) tedavisini üstlenir. Henry, üç gün içinde hayatına son vereceğini söyler ve rahatsız edici sesler ile ürkütücü vizyonlar gördüğünü belirtir. Sam, danışanını kurtarmaya çalıştıkça gerçeklik ile halüsinasyon arasındaki sınır giderek bulanıklaşır.
Sam’in kız arkadaşı Lila’nın (Naomi Watts) desteğiyle yürüttüğü bu mücadele, zaman, bilinç ve varoluş temalarını iç içe geçirir. Film, doğrusal olmayan anlatımı ve görsel geçiş teknikleriyle izleyiciyi algısal bir labirentin içine sürükler.
Birds of Prey (and the Fantabulous Emancipation of One Harley Quinn), ayrılık sonrası kimlik inşasını ve kadın dayanışmasını kaotik bir suç komedisi estetiğiyle harmanlar.
Anlatı, Joker’dan kopuşunun ardından “özgürleştiğini” ilan eden Harley Quinn’in (Margot Robbie) güvenlik ağını kaybetmesiyle başlar. Gotham yeraltı dünyasında artık korumasızdır. Şehrin narsist suç baronu Roman Sionis / Black Mask (Ewan McGregor) ve sadist tetikçisi Victor Zsasz (Chris Messina), genç Cassandra Cain’i hedef aldığında olaylar hızla tırmanır.
Bu süreçte Harley’nin yolu; intikam motivasyonuyla hareket eden Huntress (Mary Elizabeth Winstead), metahuman yetenekli şarkıcı Black Canary (Jurnee Smollett) ve idealist dedektif Renee Montoya (Rosie Perez) ile kesişir.
Film, doğrusal olmayan anlatımı ve Harley’nin güvenilmez anlatıcı perspektifiyle dikkat çeker. Tematik düzeyde; toksik ilişkilerden kopuş, güç dinamikleri ve patriyarkal suç düzenine karşı kolektif direnç ön plandadır. Sonuçta bu alışılmadık ekip, bireysel ajandalarını ortak bir hedefte konsolide ederek Roman Sionis’in hâkimiyetine son vermeye yönelir.